Go Back   SesliChat.COM > Her Telden > Erkeklerin Dünyası
BABA Olmak... BABA Olmak...

Erkeklerin Dünyası Erkeklerin Dünyası, Erkek olmanın zorlukları, avantajları, kariyer, araçlar, vb konular hakkındaki herşey..

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30/05/2011, 20:12   #1 (permalink)
iSaBeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart BABA Olmak...

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayiniz...]


Hep şöyle zannederiz çocuğu doğurmakta, bakmakta, yetiştirmekte annenin görevidir. Baba sabah işine gider, evin geçimini sağlar. Bu önemli ve ağır bir iştir. Bir de yorgun argın o kadar iş yükünün içinde stres ve sıkıntıyla boğuşurken, çocuk bakmak veya yetiştirmekte ne oluyor. Babanın işi başka annenin işi başka. Oysaki yanılıyoruz sayın babalar. Araştırmalar gösteriyor ki; çocuğun yetişmesinde babanın rolü anneninkiyle eşit, yani %50. Umarım ki şaşırmadınız.


Çocuğun yetişmesinde annenin ve babanın rolleri ayrı ayrı. Her ikisininde olmazsa olmazları var. Baba tarafından çocuğa kazandırılması gereken bazı duygu, ahlak, kimlik veya kişilik özellikleri var ki; bunu annenin veya başka birinin ikame etmesi çok zor. Babanın olmadığı durumlarda yine de bu rolü amca gibi, dede gibi veya büyük ağabey gibi bir yakınının üstlenmesinde büyük faydalar vardır.


Çok basit bir tespitle konuya biraz daha girelim. Herkes etrafında gözlemlemiştir ki; bir şekilde babasız yetişen çocuklarda kişilik bozukluğu, güven eksikliği, içe kapanma sosyal mücadelede zayıflık gibi bir sürü psikolojik sorunlar görülmektedir. Aynı sorunlar ilgisiz baba tarafından yetiştirilen çocuklarda da sıkça rastlanmaktadır.

Babalar bilinçaltımızın gizli kahramanlarıdır. Babamız yanımızdaysa; korkmayız ve kendimizi güvende hissederiz. Güven duygusu dahi başlı başına çok önemli bir olgu. Çünkü kendinizi güvende hissetmezseniz hiçbir şey sizi mutlu ve huzurlu edemez.


Baba ailenin dışa açılan kapısıdır. Baba çocukta özgüven, güç, kuvvet yaşam karşısında güçlü olma gibi duyguları besler. Anne ise çocukta; merhamet ve vicdan gibi duygularının gelişmesini sağlar.


Baba ilgisizse çocukta özgüven sorunu oluşur. Anne ilgisizse merhamet problemi ortaya çıkar. Babanın ilgilenmediği çocuklarda anneden gelen duygular ağır basmaya başlar. Bunun en uç örneği özellikle erkek çocuklar için kadınsı davranışlardır. Bir zorluk karşında kızlar üzülüp ağlarken, erkekler daha serinkanlı olur ve onları teselli ederler. Oysaki günümüzde bazı koca koca delikanlılar basit bir sıkıntı da oturup ağlayabilmekte ve gereksiz şekilde duygusallaşabilmekteler. Bu da onların yetişmesinde babanın eksikliğini gösterir. Erkek çocukların erkeksi davranış kazanmaları açısından da babanın varlığı son derece önemlidir. Bu çocuğun cinsel rol gelişimini de olumlu anlamda etkiler.




Baba aile içindeki kararlarda güçlü bir konuma sahip değilse, çocukta kendi arkadaşları içinde daha pasif davranışlar sergiler. Babanın üstlendiği rollerden birisi de disiplin ve geleceği planlamadır. Baba aynı zamanda ailenin de reisidir. Dolayısıyla liderlik konusunda da çocuk babayı örnek alacaktır. Ne kadar iyi bir baba isek, inşallah o kadar iyi bir çocuğumuz olacaktır.
Babaların çocuklarıyla oyun arkadaşı olmaları çocukların zekâ gelişimini arttırır. Babalar ayrıca çocuğun çevreyi keşfetmesinde, cesur davranmasında ve bağımsız hareket etmesinde önemli rol oynar.


Babadan ilgi sevgi ve şefkat gören çocuklar yaşıtlarıyla iyi ilişki içerisindedirler. Kendilerine güvenirler ve lider özelliklere sahip olurlar. Babası otoriter çocuklar ise daha çok çekingen ve kendine güvensiz olurlar. Ayrıca anneler çocuğu baba ile korkutmamalıdır. “Akşam gelince seni babana söyleyeceğim” tarzı tehditler çocukların babadan soğumasına neden olur. Boşanmadan kaynaklanan baba yoksunluğu, ölümden kaynaklanan baba yoksunluğuna göre daha kötü sonuçlar doğurur.



Çocuğa bir otorite olarak değil bir insan olarak yaklaşılmalı, onunla empati(duygudaşlık) kurarak çocuğun duyguları anlaşılmaya ve algılanmaya çalışılmalıdır. Çocuktan büyüklerin davrandığı gibi davranışlar beklenmemelidir. Yani çocuk mutlaka koşacak oynayacak ve yaramazlık yapacaktır. Çocuktan bir koltuğa oturup sessiz ve sakin oturmasını beklemek hata olur. Bununla birlikte çocuğa sen iletiyle değil ben iletiyle yaklaşılmalıdır. Sen ileti genelde suçlayıcıdır. Yani sen yaramazlık yapıyorsun, mızıkçılık yapıyorsun gibi. Bunun yerine “çok gürültü yaptığında başım ağrıyor” gibi ben iletleri, davranışını değiştirmek konusunda sorumluluğu çocuğa verir ve daha etkili olur.



Peki, çocuğa karşı abartılmış ilgiye ne demeli. Tabi ki bu da yanlış. Kendisi kötü ve zor şartlarda yetişmiş bazı eğitimli veya eğitimsiz aileler, yaşadıklarının tam zıddını yaparak çocuğa sınırsız bir serbestlik tanımaktalar. Aman ben yiyemedim o yesin. Aman ben giyemedim o giysin. Çocuğumun her dediğini yapmalıyım yoksa psikolojisi bozulur gibi düşünüp, çocuk ne istiyorsa yerine getirmekteler. Böyle yetişen bir çocuk bencil, hedonist ve tatminsiz olur. İlerde elde etmesi gerekeni elde etmek için hiçbir şeyden çekinmez. Hatta o kadar tatminsiz olabilir ki her tür cinsi sapıklığa da düşebilir. Dolayısıyla çocuğa her istediğini vermek veya her istediğini yapmak onun kuyusunu kazmaktır.


Çocuğun her isteği karşılanmamalı, bunların sebepleri çocuğa açıklanmalı, bazı istekler zamana bırakılmalı veya şarta bağlanmalıdır. Mesela; Sana istediğin bisikleti alırım ama bu yıl karnende teşekkür getirirsen. Bilinmelidir ki; bir şey ne kadar zor elde edilirse izafi değeri o kadar büyük olur. Çocuklarımızı kolaycılığa alıştırmayalım. Hayata atıldıklarında hiçbir şey kolay olmayacak........
Üyenin İmzası
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayiniz...]
iSaBeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!Stumbleupon!Google!Facebook!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

Etiketler
baba, olmak

« - | Cinsiyetin Sırrı »
Seçenekler
Stil